Türkiye’nin sanayi üretimindeki ve ihracatındaki teknoloji kullanma yoğunluğu da, yüksek katma değerli ürünleri artırmasının gerekliliğini göstermektedir.
Zira 2023 hedeflerimiz olan; 2 trilyon dolar milli gelir, 500 milyar dolar ihracat ve 25 bin dolar kişi başı gelire ulaşabilmenin yolu da buradan geçmektedir. Bunun için de hazırlanan stratejik belgelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilir olması gerekmektedir. Baktığımızda;
Türkiye 2003-2014 yılları arasında düşük ve orta düşük teknolojili ürünlerde 90 milyar dolar dış ticaret fazlası verirken, yüksek ve orta yüksek teknolojili alanlarda 438 milyar dolar dış ticaret açığı vermiştir. 2014 yılı ihracatı 158 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.
Yüksek ve orta-yüksek teknoloji aleyhine oluşan bu durum neden teknoloji seviyesinin artırılması gerektiğinin cevabıdır.
Teknoloji seviyesi arttıkça gelir artmakta, ücretler artmakta refah artmakta bu da tasarrufların artmasına yardımcı olmaktadır. 2014 yılında ihracatın teknoloji düzeyine göre dağılımında yüzde 35,8 düşük teknolojili ürünler ilk sırada yer almaktadır.
Oysa ki; ithalat incelendiğinde; yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 14’e çıkarken, orta-yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 42 ile ilk sırada yer almaktadır.
1960'lı yılların ikinci yarısından itibaren Türkiye ile aynı seviyede bulunan özellikle de Güney Doğu Asya ülkeleri ve birçok Latin Amerika ülkesi, sanayi yapısını değiştirerek, ithal ikamesine dayalı modelden, ihracata dönük bir modele geçiş yapmışlar ve 1970 yılından itibaren ekonomilerinde artan bir ivme kaydetmişlerdir.


Özellikle, bu süreçten sonra yabancı sermaye ithalatı yerine, teknoloji ithalatına öncelik vererek, sanayide rekabet gücünü artırmanın hedeflenmiş olması, ülkeleri bu noktaya getirmiştir. Yapılan bir çalışmada, düşük-orta gelir düzeyinde geçirilen süre Çin’de 17, Kore’de 19, Türkiye’de 50 yıldır.

Teknoloji düzeyine göre kg başına ihracat fiyatında ülkelerle arasındaki farkı çok net ortaya koymaktadır.

TEKNOLOJİK DÜZEYE GÖRE TÜRKİYE İHRACATININ SEKTÖREL DAĞILIMI


1. YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLER
Toplam İhracat İçindeki Payı (%)
Tıpta ve eczacılıkta kullanılan kimyasal ve bitkisel kaynaklı ürünler
0,6 I
Hava ve uzay taşıtları
0,6
Büro, muhasebe ve bilgi işleme makineleri
0,1
Radyo, televizyon, haberleşme teçhizatı ve cihazları
0,001
Tıbbi aletler; hassas optik aletler ve saat
0,001
2. ORTA YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLER
1
Demiryolu ve tramvay lokomotifleri ile vagonları
0,091 |
Başka yerde sınıflandırılmamış ulaşım araçları
0,071
Motorlu kara taşıtı ve römorklar
0,012
Başka yerde sınıflandırılmamış makine ve teçhizat
0,009
Kimyasal madde ve ürünler
0,005
Başka yerde sınıflandırılmamış elektrikli makine ve cihazlar
1 ........... " -.. - -................ ....................... — '. ™............ —  '....
0,004
1
3. ORTA DÜŞÜK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLER
1
Deniz taşıtları
0,8 |
Ana metal sanayi
0,01
Plastik ve kauçuk ürünleri
0,005
Metal eşya sanayi (makine ve teçhizatı hariç)
0,005
Kok kömürü, rafine edilmiş petrol ürünleri ve nükleer yakıtlar
0,004
Metalik olmayan diğer mineral ürünler
0,003
4. DÜŞÜK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLER
1---------------------------
Gıda ürünleri ve içecek
7,1
Tekstil ürünleri
0,010
Giyim eşyası
0,009
Mobilya ve başka yerde sınıflandırılmamış diğer ürünler
0,005
Kağıt ve kağıt ürünleri
0,001
Dabaklanmış deri, bavul, el çantası, saraciye ve ayakkabı
0,0007
Ağaç ve mantar ürünleri (mobilya hariç); hasır vb. örülerek yapılan maddeler
0,0005
Tütün ürünleri
0,0004
Basım ve yayım; plak, kaset vb.
0,0001

Kaynak: TUIK


Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda hangi sektöre veya sektörlere yoğunlaşacağı çok önemlidir. Bir ya da iki sektör belirlenerek, sadece o sektörler üzerinde küresel ekonomide yer alabilecek ve katma değer yaratacak şekilde konuya odaklanılması, üzerinde düşünülmesi gereken bir husustur.

SANAYİ STRATEJİ BELGELERİ

Bakanlık tarafından hazırlanan Sanayi Stratejisi’nin uzun dönemli vizyonu “Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerde Afro-Avrasya’nın tasarım ve üretim üssü olmak” şeklinde belirlenmiştir.
2015-2018 yıllarını kapsayan Türkiye Sanayi Stratejisi’nin genel amacı ise “Türk sanayisinin rekabet edebilirliğinin ve verimliliğinin yükseltilerek, dünya ihracatından daha fazla pay alan, ağırlıklı olarak yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünlerin üretildiği, nitelikli işgücüne sahip ve aynı zamanda çevreye ve topluma duyarlı bir sanayi yapısına dönüşümünü hızlandırmak” olarak tespit edilmiştir.
Belirlenen 3 stratejik hedef ise;
Hedef 1: Orta ve
Sanayide bilgi ve
teknolojiye dayalı
yüksek katma değerli
yerli üretimin
geliştirilmesi,
Hedef 2:
Kaynakların etkin
kullanıldığı, daha
yeşil ve rekabetçi
sanayi yapısına
dönüşümün
sağlanması

Hedef 3:
Sosyal ve bölgesel
gelişmeye katkı
sağlayan ve nitelikli
işgücüne sahip
sanayinin
geliştirilmesi

EĞİTİM

Kalkınma yolunda ileri teknoloji, ileri teknoloji için de nitelikli eğitim olmazsa olmazdır.
O nedenle de, eğitim sanayi 4.0’ın en önemli yapıtaşlarından biridir. Akıllı makineler ve akıllı ürünleri üretecek ve kullanabilecek nitelikli işgücünün temini, uzman üretim mühendislerinin yetiştirilmesi, siber fizik sistemlerini algılayabilecek bir yapının oluşturulması, müfredatın ilkokuldan üniversiteye kadar bu çerçevede güncellenmesi çok önemlidir.
PISA Testi Sonuçları
 
TÜRKİYE
ÇİN
KORE
JAPONYA
TAYVAN
ALMANYA
RUSYA
FEN
43
1
7
4
13
12
37
MATEMATİK
44
1
5
7
4
16
35
OKUMA
YETERLİLİĞİ
42
1
5
4
7
19
41

Kaynak: OECD

Dünyanın en kapsamlı eğitim araştırması olan ve 3 yılda bir yapılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı; 15 yaş ve üstü öğrencilerin 3 ana konuda kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırma projesidir.
Bu tablo bize şunu anlatmaktadır: Okuduğunu anlamakta zorlanan çocuklarımızın, fen ve matematik alanlarındaki yetersizlikleri ile hedeflediğimiz yüksek katma değerli üretime geçiş yapabilmemiz böyle bir süreçte çok zordur. Çünkü, 65 OECD ülkeleri arasında Türkiye fen alanında 43., matematik alanında 44. ve okuma yeterliliği alanında 42. sırada yer almaktadır.
Gelişmekte olan ekonomilerin sonuçlarının başarılı olması, neden teknolojide başarılı olduklarını da göstermesi açısından çok önemlidir.
Kaybedecek daha fazla zamanımız olmadığı için neden ve niçin’lere çok takılmadan söz konusu ülke örneklerini masaya yatırarak NASIL bir yol haritası çizeceğimizi seçmek zorundayız.
Araştırmamızın içeriği açısından en son başlık eğitim olsa da, bugün atılacak ilk adım eğitim konusunda olmalıdır ki, 10 yıl sonrasına nitelikli bireyler yetiştirebilelim.
Copyright 2016 © Siskon Otomasyon Reklam Ajansı İzmir